Dünya ahiretin tarlasıdır

Dinin her birtavsiyesi birbiriyle irtibat halindedir. Mesela bir ibadet olan namaz, sadece belirli vakitlerde ve belirli şekilleri yaparak yerine getirilen biribadet değildir. İman etmiş kişinin yaptığı bir ibadet olarak namaz aynı zamanda çirkinliklerden ve kötülüklerden vazgeçiren ahlaki bir uyarıcıdır.

Dinimizin getirdiği değerlerin kaynağı Allah’tır. Allah’ın buyrukları ahlakı kapsayıp kuşatır. Dolayısıyla dini açıdan ahlaklı olabilmek dini hükümlere uymakla mümkündür. Bu sebeple dindar insan, ahlaki görevlerini yaparken aynı zamanda sevap kazandığına, ahlak kurallarını çiğnemesi durumunda da günah işlediğine inanır. Sevap ve günah ise tıpkı öğrencinin karnesindeki notlar gibi, dünyadaki amellerimizin karşılığında hesap günü alacağımız notları ifde eder.

Görüldüğü gibi dinimiz, şimdiki hayatımızla ilişkili olan başka bir alemle bağlantımızı bize her hareketimizde hatırlatır. Müslümanın gözünde dünyaya daha farklı bir görüş açar: Dünya hayatındaki güzel sözlerimiz, düşüncelerimiz ve davranışlarımız, dünyada güzel bir hayat yaşamamızı sağladığı gibi ahiret semasında da yolumuzu aydınlatan birerkandil olur.

Dünya ahiretin tarlasıdır

Münafık nedir? Münafık kime denir?

İnanmadığı halde kendini mümin gösteren kimseye münafık denir. Münafık müminlerle karşılaştığında “inandım” der kendi yandaşlarıyla birlikteyken Allah ve müminlerle alay eder. İçten içe müminlere kin besler. Aslında istemediği halde maddi çıkarları için namaz kılar. İnanarak değil, gösteriş için Kur’an okur. Kur’an’ı kasten yanlış yorumlar. Kötülüğü yaygınlaştırıp iyiliğe engel olmaya çalışır.

Münafık nedir Münafık kime denir

Münafık cimri ve kibirlidir. Sözünde durmaz. Yalan söyler. Emanete hıyanet eder. Haksızlık yapar. Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz. Dünyada müminmuamelesi görse de Allah katında kafirdir. Ahirette yeri cehennemdir. Münafıklar İslam toplumu için kafirlerden daha tehlikelidirler. Zira iki yüzlü davrandıkları için tanınmaları mümkün değildir. İçten içe müslüman toplumun huzur ve düzenini bozar. Bu yüzden ahiretteki cezaları da kafirlerinkinden daha şiddetlidir.

Yaşlıları gözetmek

Onlara Saygı Allah Teala’ya Saygıdandır

Dinimiz anne babaya, büyüklere, alim ve salihlere saygı duymayı, onlara hürmet etmeyi tavsiye eder. Zira Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) yaşı ilerlemiş kimselere hürmet göstermek anlamında şöyle buyurmuşlardır:

“Yaşı ilerlemiş müslümana saygı göstermek/ikram etmek Allah’a tazimdendir.”
(Ebû Davud, Edep, 20)

Bizden Değildir!

Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) yaşlılara hürmet göstermemeyi açıkça kınayarak şöyle buyurdular:

“Küçüğümüze şefkat, büyüğümüze hürmet göstermeyen bizden değildir.”(Tirmizi, Birr, 15.)

yaşlıları gözetmek

Hizmet Eken Hürmet Biçer

Alemlere rahmet olarak gönderilen Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) yaşlılara hürmet göstermekle ilgili olarak şöyle buyurmuşlardır:

“İhtiyarlara yaşından dolayı hürmet gösteren kişiye, Allah yaşlandığında ona ikram edecek kimseleri yaratır.” (Titmizi Birr, 75.)

Kur’an’ın Okunmasıyla ilgili Kavramlar

Tevhid: Kur’an-ı Kerim’in, harflerin mahreçlerine ve sıfatlarına uygun birşekilde, uzunluk ve kısalıklarına dikkat edilerek okunması.

Hatim: Kur’an-ı Kerim’in ezbere ya da mushafa bakarak başından sonuna kadar okunması.

Mukabele: Bir başkasının Kur’an-ı Kerim okuyuşunu takip etme ve bu şekilde hatim indirme.

Hafız: Kur’an-ı Kerim’i başından sonuna kadar eberleyen kimse.

Mushaf: Kur’an-ı Kerim’in tamamının yazılı olduğu ve kitap olarak iki kapak arasında toplanmış hali.

Tefsir: Kur’an’ın ayrıntılı birşekilde açıklanması ve yorumlanması.

Tercüme-meal: Kur’an’ın kendi dili olan Arapça’dan başka bir dile çevrilmesi.

kuranı kerim

Reenkarnasyon nedir mümkün müdür

Reenkarnosyon insanın veya başka bir canlının ölümden sonre ruhunun başka bir canlının bedeninde yeniden dünyaya gelmesi inancıdır. Bu batıl inanca ruh göçü ve tenasuh adları da verilebilmektedir.

Bu inanca göre insan dışındaki her varlığın insan bedenine yükselinceye kadar değişik canlıların bedenlerinde defalarca dünyaya gelmesi gerekmektedir. Ruh, dünya hayatında işlediği iyilik ve kötülüklere göre dünyaya üst veya daha alt bir varlığın bedenine gönderilmktedir. Ruh ancak sürekli daha iyi ameller işlemekle insan bedeninde dünyaya gelme imkanı bulur.

Reenkarnosyon İslam inancına aykırı, batıl bir inançtır. İslam’a göre ölen kişi tekrar dünyaya gelemez, kıyametten sonra ahiret yurdundaki yaşamı için yeniden diriltilir.

reenkarnasyon nedir mümkün müdür

Ahiret hayatı nedir kısaca

Yaratılmış her şeyin bir başlangıcı bir de sonu vardır. İnsanoğlunun doğumla başlayan hayatı da ölümle sona erer. Ancak ölüm insan için sadece dünya hayatının sonudur, yeni ve farklı bir hayatın da başlangıcıdır.

Kıyamet kopar, ölüler dirilir ve ahiret hayatı başlar. Artık dünya da yapılaların sonuçlarıyla karşılaşma zamanıdır. Hesap görülür, cezalar ve mükafatlar verilir. Neredeyse kısa çöp, uzun çöpten; boynuzsuz koyun, boynuzlu koyundan hakkını alır. Pişmanlıkların en derini yaşanır ama fayda etmez.

Kavuşma sevinci yaşanır; müminler birbirlerine ve cennette kendileri için hazırlanan çeşit çeşit nimetlere kovuşur.

Kavuşma sevincinin en yücesi ise müminlerin Rablerine kavuşmasıdır.

ahiret hayatı nedir kısaca

Kader ve İnsan İradesi Arasındaki İlişki

İnsan akıl sahibidir. İnsanı meleklerden ve diğer varlıklardan ayıran yönü akıldır. Bu özelliği dolayısıyla dinin emir ve yasaklarına muhattaptır. Bunları kabul ya da red konusunda bir tercihle yüz yüzedir. Sonuç olarak insanlar arasında kullanılarak imanı ve taslimiyeti seçenler olduğu gibi, inkara sapanlar da bulunmaktadır.

İnsan özgürdür. İnsan tercih yapabilen bir varlıktır. Kendisine sunulan seçenekler içerisinden imanı da inkarı da tercih etmek onun özgürlük alanı içindedir. Bunu yapabilecek birirade kendisine yaratıcısı tarafından verilmiştir.

İnsan sorumludur. İnsan, inandıklarından ve inanmadıklarından, tercih ettiklerinden ve edilmediklerinden, yaptıklarından ve yapmadıklarından sorumludur. Kendisine verilen akıl ve özgürlük onun bütün bunlardan sorumlu olması sonucunu doğurur. Şayet akletme ve tercihte bulunabilme durumu olmasaydı o zaman imtihana gerek kalmazdı, “sorumluluk”tan da bahsedilmezdi.

Kader ve İnsan İradesi Arasındaki İlişki

Umre nedir nasıl yapılır

Umre belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girip tavaf ve sa’y yapıldıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkarak yapılan ibadetin adıdır. Umrenin iki farzı vardır: İhram ve tavaf. Şafii mezhebinde bunlara ilaveten sa’y ve tıraş da umrenin farzlarındandır.

Umre ile hac arasındaki farklar şunlardır:

– Hac farz, umre ise sünnet biribadettir. (Şafii alimlerin büyük bir çoğunluğuna göre umre de farz bir ibadettir).

– Hac yılın belli zamanında yapılır, umre ise yılın herhangi zamanında yapılabilir.

– Umrede vakfe, şeytan taşlama ve kurban kesme yoktur.

umre nedir nasıl yapılır

Umrenin yapılışı ise şöyledir:

– Mikat denilen yerde umre için ihrama niyet edilerek telbiye getirilir. Bu andan itibaren ihramdan çıkana kadar ihram yasaklarına riayet edilir.

– Mekke’ye varınca Kabe’ye giderek umre tavafı yapılır ve iki rek’at tavaf namazı kılınır.

– Safa ile Merve arasında sa’y yapılır.

– Tıraş olup ihramdan çıkılır. Böylece umre ibadeti tamamlanmış olur.

Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması

Özel hayat kavramı, kişinin başkalarının görmesini, duymasını veya bilgi edinmesini istemediği özellikleri, durumları, mekanları, belgeleri vb. ifade eder. Örneğin kişinin aile hayatı, evi, özel evrakları, yazışma ve haberleşmeleri, sırları ve bunlarla ilgili bilgilerin hepsi hayat kavramına dahildir.

Özel hayat, üçüncü kişilerin merak alanı dışında kalması gereken, kişiye özgü ve ona özel yaşama alanıdır. İnsanların bireysel özgürlüğünü ve mahremiyetini koruması için önemli ve gereklidir. Özel anlarını kısmen veya tamamen başkalarının bilgisine açıp açmamak veya başkalarını bu alana dahil edip etmemek kişilerin kendi taktirinde olan bir konudur.

Kişinin kendi bireysel hayatını başkalarının karışmasından muaf olarak serbestçe düzenlemesi ve yaşamasına saygı gösterilmesi, onun manevi varlığına gösterilen saygın bir ifadesidir.

Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması

cuma namazı nasıl kılınır?

– Önce öğle namazının ilk sünneti gibi dört rek’at (Şafii mezhebine göre iki rek’at) cuma namazının ilk sünneti kılınır.

– Ardından cami içinde ezan okunur.

– İmam mimbere çıkarak hutbe okur. Hutbe okunurken kimseyle konuşulmaz, sesizce dinlenir. Şafii mezhebine göre imam birhata yapacak olursa sadece bu hatayı düzeltmek için konuşabilir.

– Hutbeden sonra kamet getirilir ve cuma namazının iki rek’atlık farzı cemaatle kılınır.

– Farz kılınırken cemaat Subhaneke duasını (Şafii mezhebine göre Veccehtü duasını 9 içinden okur. Euzu besmele çeker. Bundan sonra cemaat bir şey okumadan imamı dinler. İmam kıraati açıktan yapar. (Şafii mezhebine göre cemaat Fatiha süresini içinden okur.)

– Farzdan sonra yine öğlenamazının ilk sünneti gibi dört rek’at cuma namazının son sünneti kılınır. Şafii mezhebine göre öğle namazının son sünneti gibi iki rek’at sünnet kılınır.

– Cuma namazı öğle namazı vaktinde kılındığı için tekrar öğle namazı kılınmaz. Cuma namzını kılan kişinin üzerinden öğle namazı borcu düşer.

cuma-